Trafik Kazası Neticesinde Yaralanan Kişinin Maddi Zararlarının Hesaplanmasında Esas Alınması Gereken Maluliyet/Oran Nedir?

Trafik kazası nedeniyle ölüm veya yaralanma gibi bedensel zararlar ile malvarlıklarında meydana gelen zararlar bakımında mağdur olan kişiler trafik kazasında sorumluluğu bulunanlara karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Ancak 2016 yılında mevzuatta ve sigorta genel şartlarında yapılan değişiklikle, zarar görene, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce, ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigorta şirketinin merkez veya kuruluşlarından birine verme zorunluluğu getirildi. 

Sigorta şirketleri, başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazlarsa veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olursa, bu halde zarar gören mahkemelerde dava açabilir.

Dava aşamasındaki önemli hususlardan biri de trafik kazasında yaralanarak sakat/malul kalan kişinin uğradığı maddi zararın hesaplanmasında kişinin uğradığı sakatlık oranınındeği, bu sakatlık nedeniyle ortaya çıkan iş göremezlik/çalışma ve kazanma gücündeki kayıp oranının esas alınmasıdır. Maluliyete ilişkin alınacak raporun iseÇalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Yargıtay içtihatlarında da maddi zararın hesaplanmasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun alınmış raporlar esas alınmaktadır.

Konu ile ilgili örnek Yargıtay Kararı;

T.C.YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİE. 2014/5946K. 2014/5222K.T 7.4.2014


“Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-


Davacı vekili, müvekkilinin davalı S.. K..’ın maliki olduğu aracın tek taraflı trafik kazası geçirmesi sonucu araçta bulunan D.. H..’un yaralandığını ve % 48 oranında malul kaldığını belirterek, kaza sırasında davalı aracın trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle yapılan başvuru üzerine kazada yaralanan ve malul kalan D.. H.. için ödemede bulunduklarını belirtip yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.


Davalı S.. K.. kazaya karışan aracın kendi adına kayıt olmasına rağmen işleteni ve zilyedi olmadığını, kaza tarihinden önce harici satış sözleşmesiyle sattığını, kendisinin kaza ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, olay sırasında araçta bulunup yaralananların yolcu olarak bulunduklarını ve aracın ticari olmaması nedeniyle hatır taşımasını dikkate alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.İhbar edilen D.. H.. vekili, ihbar için hukuki dayanağın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.


Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile Tirebolu İcra Müdürlüğü’nün 2012/457 sayılı icra takip dosyasında borca yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.


2-Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan davalı adına kayıtlı aracın dava dışı sürücü A.A.’ın sevk ve idaresindeyken gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan D..H..’a davacı G.. H.. tarafından ödenen sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.


Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre çalışmakta iken trafik kazasında yaralanarak sakat kalan dava dışı D..H..’un uğradığı maddi zararın hesaplanmasında uğradığı sakatlık oranı değil, bu sakatlık nedeniyle ortaya çıkan iş göremezlik diğer anlatımla çalışma ve kazanma gücündeki kayıp oranı esas alınmalıdır.


Mahkemece hükme esas alınan Giresun Prof.Dr. . Ö. Devlet Hastanesinden alınan özürlü sağlık kurulu raporunda dava dışı mağdur D..H..’un vücut fonksiyon kaybının % 73, bunun trafik kazasından kaynaklanan kısmının ise % 48 olduğu bildirilmiş, raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde öngörülen kriterlerin esas alındığı belirtilmemiştir. Oysa daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun 21.11.2011 kaza tarihine göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.


Bu durumda mahkemece Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden dava dışı D..H..’un maluliyet durumuna ilişkin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde öngörülen kriterlere göre zararın hesaplanmasına temel oluşturulacak işgöremezlik oranı hususunda yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya yeterli olmayan sağlık kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.


SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.”


Yorumlarınız

    Bu blog yazımız için herhangi bir yorum yazılmamış. İlk değerlendirmeyi sen yapmak ister misin?

Yorum Yazın

Yorumu Sil

Sizde bu blog paylaşımımız için görüşlerini bzilerle paylaşınız. ( * ) işaretli alanları doldurmak zorunludur.