Trafik Kazalarında Araç Değer Kaybı Tazminatı

Trafik kazalarında zarar gören, özellikle motorlu araçlar onarılmasına rağmen, değer kaybı söz konusu olabilir;

Değer kaybının gerçekleşmesi, kural olarak ‘aracın ekonomik ömrünü doldurmamış’ , ‘ daha önce bir kazaya karışıp bozulup onarım görmemiş’ ve ‘ özenli kullanılmış’ olmasına bağlıdır.

Bu unsurlar özellikle motorlu araçların kendine özgün (orijinal) durumuna göre değerlendirilmeli, sadece belli bir süre kullanılmış olması (yaşı) ekonomik ömrünü doldurmuş olduğu anlamına gelmemektedir. Örneğin daha önce bir kaza ve onarım görmemiş özenle iyi kullanılmış ve korunmuş olması nedeniyle özgün durumunu koruyan bir motorlu araçta da kullanma süresi (yaşı) ne olursa olsun ekonomik değer kaybı söz konusu olabilir.

Maddi zararlı bir trafik kazası meydana geldiğinde araç değer kaybı iki şekilde tazmin edilebilir. Bunlardan ilki genel dava yolu ikincisi ise Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuru sonucu uyuşmazlığın çözülmesidir.

 

A-) GENEL DAVA YOLU

1-ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASINDA KUSUR ŞARTI:

Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Trafik kazası neticesinde kusuru olmayan aracın tamir giderleri karşı tarafın zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanmaktadır. Ancak kaza yapan araç için hasar kaydı işlenmekte olup aracını satmak istediğinde bu durum araç sahibinin karşısına çıkmaktadır. Bunun sonucu olarak aynı model marka ve tekniğe sahip kaza yapmamış araç ile kaza yapmış olanı arasında satış sırasında değer farkı ortaya çıkmaktadır.  Özetle ikinci el piyasasında hasar kaydı işlenmiş olan araç rağbet görmemekte ve satış bedeli azalarak değer kaybına uğramaktadır.

Maddi hasarlı bir trafik kazası nedeniyle aracınız değer kaybettiyse kazadaki kusur oranınıza göre araç değer kaybı tazminatı davası açmanız gerekmedir. Örneğin kazaya neden olan ve %100 kusurlu bulunan aracın sahibi tarafından açılan dava reddedilir.

2-ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASI NE SÜREDE SONUÇLANIR:

Trafik kazası neticesinde araç değer kaybı tazminat davaları ortalama 9 ay ile 1.5 yıl arasında neticelenmektedir.

Aracınızı kullanamadığınız sürede araç kiralamışsanız bedelini, aracınız ticari bir araç ise kullanamadığınız süredeki zararınızın tazmin edilmesini de isteyebilirsiniz.

3-ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASI KİMLERE KARŞI AÇILABİLİR:

Araç değer kaybı tazminatında tazminat talebinin sigorta şirketine yöneltilmesi, elbette sigorta şirketinin ödeme gücü̈ açısından talepte bulunanın lehine olacaktır.

Değer kaybının tazminatı bakımından araç sürücüsü ve ruhsat sahibi farklı ise herhangi birine dava açılabileceği gibi sürücü ve ruhsat sahibine birlikte de dava açılabilir.

4-ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILMALIDIR:

HMK’nın 2. Maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine düzenleme olmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

İlgili düzenleme kapsamında araç değer kaybı tazminat davasında da görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacaktır.

Şayet değer kaybı tazminat davası sigorta şirketine karşı açılıyor ise bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.

Yine araç değer kaybı tazminat davasında yetkili mahkeme ise HMK’nın 16. Maddesi uyarınca belirlenecektir. Buna göre, haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

5-ARAÇ DEĞER KAYBINDA TAZMİNAT MİKTARININ VE KUSURUN BELİRLENMESİ:

Dava içerisinde tarafların kusur oranları ve araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için bilirkişi raporu alınmaktadır. Bilirkişi raporu davanın akıbeti bakımından büyük önem arz etmektedir.Hasar geçmişi ve niteliği,   Kilometresi, Marka ve model bilgisi, Üretim yılı, Pazar değeri, Meydana gelen hasarın niteliği de yine tazminat miktarının belirlenmesinde önemli rol oynar.

6-DAHA ÖNCE KAZA YAPMIŞ ARAÇ İÇİN DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

Aracınızın kazadan öncesindeki bir tarihte hasar kaydının bulunması durumunda, salt bu kazaya dayalı olarak değer kaybının meydana gelmesinin mümkün olmaması ve aracın önceki bir kaza ile değer kaybetmesi nedeniyle açılacak olan değer kaybı davası reddedilebilir. Bu nedenle dava açmadan önce aracın kaza kaydının olup olmadığı ve parça değişimi bulunup bulunmadığına dikkat edilmelidir.Değer kaybı belirlenirken pek çok unsurun yanında daha önce aracın kazaya karışıp karışmadığı unsuru da değerlendirilmekte ve her somut olaya göre değer kaybının belirlenmesi farklılık arz etmektedir.

7-ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ:

Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesi ışığında araç değer kaybı tazminat davası kaza olayının öğrenildiğiveya meydana geldiği tarihten itibaren iki yıllık süre içinde açılabilir. Buna ek olarak her halde hasarı ve kazayı öğrenmeme halinde kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde araç değer kaybı tazminat davası açılabilir. Bununla beraber kazanın oluş şekline göre ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa bu sürelere uyulur.

 

B-) SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU’NA BAŞVURU YOLU:

1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. Maddesi ‘’sigortacılıkta tahkim’’ kenar başlığı ile Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuruya ilişkin düzenlemeler içermektedir. Buna göre Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanabilir. Sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapabilmek için ilgili sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Sistemine üye olması gerekmektedir. Üye sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Ancak ilgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. Araç değer kaybı tazminatı ise zorunlu trafik sigortası kapsamında tazmin edilmesi gereken doğrudan maddi zarar niteliğindedir.Zorunlu Sigortalardakuruluşun Komisyona üye olup olmadığına bakılmaksızın,18.04.2013 tarihindensonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar için Komisyona başvuru yapılabilmektedir.

Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.

2.Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuruda bulunabilmek için öncelikle ilgili sigorta şirketine değer kaybı doğrultusunda başvuruda bulunmak gerekmektedir. Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermez veya vermiş olduğu cevap kısmen veya tamamen başvuruya ilişkin talebi karşılar nitelikte değilse bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur.Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.

3.Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, Komisyon tarafından sigorta hakemi listesinden seçilir. Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir. Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez. Bununla birlikte, taraflar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Ret talebi üzerine Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir.

4. Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder.Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonun bulunduğu yerdeki görevli mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır.

5.Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir.İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir.Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. Temyize ilişkin usul ve esaslar hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.

6.Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuranlardan başvuru ücreti alınmaktadır.Komisyona başvuruda bulunmak için öncelikle; uyuşmazlık tutarı 5.000 TL'ye kadar olan başvurular için 100 TL, uyuşmazlık tutarı 5.001 ila 10.000 TL arasındaki başvurular için 250 TL, uyuşmazlık tutarı 10.001 TL ve 20.000 TL arasındaki başvurularda 350 TL, uyuşmazlık tutarı 20001 TL ve üzeri başvurularda uyuşmazlık tutarının %1,5'u ( En az 350 TL olmak üzere) olmak üzere başvuru ücretinin Ziraat Bankası şubelerinden kurum tahsilat programıaracılığıyla Sigorta Tahkim Komisyonu hesabına yatırılması gerekmektedir.

7. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru formu doldurulup ıslak imza ile imzalanmalıdır. Sigorta Tahkim Komisyonu’na şahsen ya da posta yolu ile başvurmak mümkündür. Hakemler gerekli görülen hallerde duruşma düzenleyebilirler.

 

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNA BAŞVURUDA AŞAĞIDAKİ BELGELERİN YERALMASIGEREKMEKTEDİR:

  • Islak imzalı başvuru formu
  • Başvuru sahibi gerçek kişilerin geçerli bir kimlik belgesinin(nüfus cüzdanı ehliyet vb.) 
  • Başvuru ücretinin ödendiğine dair banka makbuzu örneği
  • Sigorta kuruluşunun başvuruyu kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandıran şirket yetkililerince imzalanmış nihai cevap yazısı veya başvuru yapılıktan sonra sigorta kuruluşunun 15 iş günü içinde ( trafik sigortasında 15 gün ) sonunda yazılı cevap vermediğinin ispatına yönelik belge (noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü posta veya kargo alındısı, sigorta kuruluşunun evrak kayıt tarihini gösteren suret.
  • Sigorta kuruluşundan alınan cevabın talebi neden karşılamadığının detaylarını içeren açıklamalar ile komisyona başvuru ile ne talep edildiğinin açık ve somut olarak gösteren beyan.
  • Vekil ile yapılan başvurularda vekalet suret harç makbuzu ve baro pulu.

 

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2001/12342, K. 2002/3124, T. 18.3.2002 sayılı kararı:

“… Dava trafik kazasından doğan tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ait araçta değer kaybı olmayacağı benimsenmiştir. Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç̧) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü̈ gerekir. Çünkü̈ tamamen onarılmış̧ olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış̧ durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış̧ olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç̧ hasara uğramayan araç̧ değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir Dava trafik kazasından doğma tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ait araçtadeğer kaybıolmayacağıbenimsenmiştirOysa davacının olaydan sonraki mal varlığınındeğeri, zarar verici olayın meydana gelmemesi halinde değerinden daha az ise, zarar var demektir. Gerçekten bir şeyin tahrip edilmesi veya zarar görmesi halinde nesnel zararı tayin etmek için kural olarak objektif değeri esas almak gerekir. Bu ise mübadele (rayiç̧) değeridir

 

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/17995 K. 2017/9940

T. 1.11.2017:

...Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan ...şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren hem de ...şirketi sorumludur.

Somut olayda davacı vekili, araçta meydana gelen kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybının davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkemece davalı sigortanın aracın değer kaybından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı ...şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle ...şirketi , kaza sonucu meydana gelen gerçek zarardan azami poliçe limitine kadar kusur oranında sorumludur. Araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek ve doğrudan zararlardandır. Bu durumda davalı ...Ş'nin değer kaybı giderinden, diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğunun icrai bir karar vermeden tespiti biçiminde karar verilmesi gerekirken, davanın ... A.Ş yönünden reddine karar verilerek sadece davalı ...'in sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir...

 

YARGITAY17. HUKUK DAİRESİE. 2015/6486K. 2017/12264

T. 28.12.2017

...Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınıp, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...

KAYNAK: www.kazanci.com


Yorumlarınız

    Bu blog yazımız için herhangi bir yorum yazılmamış. İlk değerlendirmeyi sen yapmak ister misin?

Yorum Yazın

Yorumu Sil

Sizde bu blog paylaşımımız için görüşlerini bzilerle paylaşınız. ( * ) işaretli alanları doldurmak zorunludur.